Öne Çıkanlar Bylock Bankacılık Av sezonu Times Higher Education tekstil hammaddeleri

Bu haber kez okundu.

Evaporatif Soğutmanın Temeli
Evaporatif Soğutma hepimizin tecrübe ettiği, günlük hayatında karşılaştığı bir durumdur. Sıcak bir günde ıslak bir tişört giyersek ve o gün aynı zamanda rüzgarlı bir gün ise, rüzgar estikçe serinlik hissederiz. Bunun sebebi buharlaşmanın enerjiye ihtiyaç duyması ve buharlaşma süreci içinde sıcaklığı ortamdan almasıdır. Sonucunda ortaya bir serinleme çıkmaktadır. Temel olarak bizde ve tüm diğer canlılardaki terleme de aynı prensiple bedeni serinletmektedir.

 



 

100 derece sıcaklıkta su sıvı halden gaz haline geçmek için ortamdan ısı enerjisi çekmeye ihtiyaç duymaktadır. Yani suyun erimesi veya buharlaşması için çevresinden alınacak bir enerji gerekmektedir. Bu enerjiye buharlaşmanın örtük enerjisi denilmektedir.

 

Araştırmalar bir atomu sıvıdan kurtarmak için gerekli olan enerjinin, sıvının yüzey direncini yenmek için gerekli olan enerjiye eşit olduğunu öne sürmektedir. Okul yıllarından hidrojen bağı nedeniyle suyun göreceli olarak yüksek yüzey gerilimine sahip olduğunu ve bu yüzden baz durumunu değiştirmek için büyük bir enerjiye gerek duyduğunu hatırlayacaksınız.

 

Bu bilgileri dikkate almamızın ve burada bahsetmemizin nedeni suyun çektiği enerji ne kadar fazla olursa buharlaşma sürecinde o kadar fazla serinlemenin sağlanacak olmasıdır. Sayılarla ifade edersek, 1 gr buharlaşan su 1 litre suyun sıcaklığını yarım derece düşürmektedir. Evaporatif soğutucular ise bu orandan biraz daha az etkin çalışırlar (%60-80 etkinlik).

 

Bu etkinliği sağlayan şey ortam koşullarıdır, başka bir ifadeyle yaş ve kuru termometre sıcaklıklarıdır.

 

Evaporatif soğutmanın potansiyeli havanın yaş ve kuru termometre sıcaklıklarındaki farka dayalıdır. Rutubetli hava yüksek bağıl neme sahiptir ve buharlaşmanın gerçekleşmesi açısından dezavantajlı bir durum yaratmaktadır. Havanın bağıl nemi arttıkça sistemin performansı da düşecektir. Bu da sistemin nemli iklimlerde kullanımını sınırlamaktadır. Evaporatif soğutma ortalama bağıl nemin %30’dan daha düşük olduğu iklimlerde en etkin sonuç vermektedir. Nem artıkça soğutma kapasitesi azalmakta ve oda sıcaklığı ile dışarıdaki sıcaklık arasındaki fark düşmektedir. Evaporatif soğutmanın etkin olup olmayacağını test etmek için yaş termometre sıcaklığı ölçülebilir. Bunun için nemli bir bez termometrenin ucuna konur ve havaya doğru sallanır. Termometrenin gösterdiği sıcaklık evaporatif soğutma ile elde edilebilecek teorik minimum sıcaklıktır.

 

Sonuç olarak özetlersek evaporatif soğutmanın etkinliğini artıran faktörler şunlardır:

  • Düşen ortam nemi

  • Düşen atmosfer basıncı

  • Artan ortam sıcaklığı (elbette bu amaca ters bir etkiye de sahiptir)

  • Artan yüzey buharlaşma alanı

  • Farklı buharlaşma araçlarının seçimi

  • İlave hava hareketi/rüzgar


 

Tüm bu değişkenleri kullanarak çok geniş uygulama alanlarında sistemimizin soğutma etkinliğini maksimize edebiliriz.

 

Daha fazla bilgi için  http://springday.com.tr/evaporatif-sogutucu/
Anahtar Kelimeler:
EvaporatifSoğutucu
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.