Öne Çıkanlar Andulhakim Ayhan Amiral Stavridis Sony RTÜK Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

Bu haber kez okundu.

Franz Kafka Kimdir?

1883'de Prag'da dünyaya geldi. Sonradan zenginleşmiş mesleği tüccar olan babası ve Alman Yahudi'si annesinin ilk çocuğu olmakla beraber altı kardeşin en büyüğü idi. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sebebiyle Alman okullarında okumuştu. Anadili Almanca olan Kafka ailesi Çekçe de konuşabiliyordu. Babası ile hiçbir zaman iyi ilişkiler kuramayan Kafka, annesinden de çok şefkat görmemiş zor bir çocukluk geçirmiştir. Franz Kafka yaşı ilerledikçe kaleme aldığı acıların çoğunu çocukluğunda yaşamıştır. Hayatı boyunca kendisini yalnız ve aidiyetsiz hissetmiş. Liseyi bitirince hukuk eğitimi almak istemiş ve bunun yanında Alman edebiyatı, sanat tarihi dersleriyle de ilgilenmiştir. 1904'de yazmaya betimleme ile başlamış ve  bir daha da kalemi elinden bırakmamıştır.

Kafka'nın Kitaplarında Gösterdikleri Ruhsal Haller

İnsanın gizli kalmış duygularını, üst sosyal sınıf insan yaşamının sahte aile ilişkilerini Kafka eserlerinde gözler önüne  serer. Bir savaşın tasviri betimlemesi kaleme aldığı ilk yazısıdır. Kafka bu yazısında, varoluşun derinliğini ulaşamadığı bir yoğunlukta tasvir ediyor. Mezun olduktan kısa bir süre sonra yakın arkadaşı Max Brood aracılığı sayesinde bir basımevi Gözlem adlı kitabını basmıştır.

Eserlerinde kendisini yalnız olarak tanımlasa da Kafka arkadaşlarının içinde eğlenceli ve sosyal bir çevreye sahipti. Babasının üzerinde yarattığı otorite  fobisi kalemi aracılığıyla hemen hemen tüm yazılarına sızmıştır. Babasıyla olan ilişkisini eserlerinde hem acı hem de nefret dolu sözlerle belirtmiştir. Kalemindeki hüzün ve mutsuzluğun kaynağı olan çocukluğundaki dramatize olayların baş rolünde olan babasına bir eserinde şöyle seslenmiştir;

‘’Mesele çocuklarına vereceğin herhangi bir ders değil örnek bir yaşamdı‘’. -Babaya Mektuplar

Kafka'nın eserlerinde derin varoluşsal sancılarını daha önceleri bilmeyen okur Dönüşüm eserinde ütopik bir yaşamdan bahsediliyor olarak görebilir fakat Kafka babasının gözünden kendisine baktığında bir böcek gördüğünü Dönüşüm kitabında gerçekçi ve fantastik unsurları birleştirerek okura sosyal dışlanmışlık duygusunu sunmuştur.

Nisan Yayınevi tarafından yayınlanan Dava isimli kitabı ise Dünya Klasikleri serisi içerisine girmiştir.

Nisan Yayınevi şikayet konusunda çok bilinçli ve hassas bir yayınevidir. Çeviride veya kitaplar ile ilgili herhangi bir şikayetinizde hemen müdahele etmekteler.

Franz Kafka kendi iç dünyasındaki anlaşamamazlık ile ilgili olarak eserinde şu cümleleri kullanmış;

‘’Palto giymeye üşenirken bu koca dünyayı nasıl sırtımda taşırım ben ? İçinde bulunduğum durumu kimseye anlatamam sen de anlamazsın ben bile anlayamıyorum ki başkasına nasıl anlatayım?‘’ -Milena'ya Mektuplar

Ruhsal ve Fiziksel Acılarıyla Franz Kafka

Kafka bir kaç kez nişanlanmış fakat aşklarını acıları gibi kaleme alarak yaşamayı tercih etmiş. 1920'de Milena ile tanışınca hayatı ve yazıları başka bir boyuta evrilmiştir. Kitap çevirisi yapan Milena, Kafka'nın orjinali Almanca olan eserlerini Çekçeye çeviriyordu. Bu iş için bir kaç kez olan ikilinin görüşmeleri, Kafka'nın Milena'ya aşkını mektuplara taşıyacak kadar büyütmesine yetmişti. Milena'ya olan aşkını kalemiyle daha derin yaşamıştı Kafka. 1917'de verem olduğunu öğrenmişti ve koca bir denizin dibindeki minik bir taşı sever gibi sevdiği Milena'yı dönem dönem geçirdiği öksürüklerin sebebi olarak görebiliyordu.

‘’Mektup yazmak hayaletlerin önünde soyunmak demektir ki onlar da aç kurt gibi bunu bekler zaten‘’. -Milena'ya Mektuplar

Kafka'nın eserlerinin günümüze taşınmasın da  can dostu Max Brood'un rolü çok büyüktür.  Verem hastalığına yakalanan Franz ömrünün son yıllarında yakın arkadaşından eserlerini yakmasını istemiştir. Max Brood bu isteği yerine getirmemiştir.  Hastalığı ilerledikçe Kafka'nın yükü ağarlaşmıştı, çektiği ruhsal acılara bir de fiziksel acılar eklenmişti. 1924'de ilerleyen hastalığı yüzünden konuşma yetisini kaybetmişti ve ömrünün son altı haftasını sanatoryumda geçirmişti. Franz Kafka 3 Haziran 1924'te 41 yaşında yaşama veda etti. Max Brood 1939 yılında Alman orduları Prag’a girmeden önce eserlerini ülke dışına kaçırmayı başarmıştır. Eserler günümüze kadar ulaşmış ve modern dünya edebiyatında Franz Kafka gibi bir yazarı tanımamıza Max Brood aracı olmuştur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.